Yusuf FIRAT ‘la Meditasyon – Kendini Tanı


Aşılması Gereken Zihinsel Engellerimiz-17

 

Kötü anıları unutun: 
 

Anı, geçmişte yaşanmış çeşitli olaylardan belleğin sakladığı, sırası, yeri geldiğinde anımsanabilen her türlü şeydir. 
Çoğunlukla, zihnimiz ve bedenimiz hayatta edindiğimiz yeni deneyimleri bilinç dışı bir şekilde yönetir, olayları süzer ve uygun bir şekilde depolar. Fakat sıra dışı, ani veya sarsıcı bir olay ( kaza, kayıp, ayrılık gibi) ya da tekrarlanan bir durum yaşadığımızda bu doğal başa çıkma mekanizmamıza fazla yük biner. Fazla ya da aykırı bir olay karşısında zihin ve beden şoka girer ve kaçma, savaşma ya da donup kalma tepkisi verir. Bu başa çıkamayacağımız derecedeki yüklenme zihnimizde ve bedenimizde donup kalır ya da diğer bir deyişle işlenmez. Bu işlenmemiş anılar ve duygular beynimizin limbik sisteminde ham yani sindirilmemiş bir şekilde süzülmeden depolanır. Sağlıklı işleme süresinde anının üzerindeki etkisi ve olumsuz gücü gider ve geriye tecrübe ve öğrenme kalır. Bu işlenmeden depolanma anıyı sanki yeni yaşamışız, üzerinden hiç zaman geçmemiş hissi yaratır. İşlem yapılması gereken anılar gibi tekrar hatırlamamıza neden olur. Anı ile birlikte öğrendiğimiz ve edindiğimiz kendimizle ilgili negatif duygu ve düşünceler tüm anlarımıza ve hayata bakışımıza yansır. Anının ya da olayın kendisini hiç hatırlamadığımızı düşünsek bile; panik, korku, kaygı, çaresizlik gibi olumsuz duygularla her tetiklendiğimizde aynı duyguları tekrar yaşamaya başlarız. Kendimizle ya da çevremizle ilgili tüm sınırlamalarımız, olumsuz duygu ve düşüncelerimiz birer öğrenmedir. Her öğrenmede bir anıdır.

 

Geçmişi zihnimizde nasıl kodladığımız bugünü belirler. Çünkü çoğunlukla bugün karşımıza çıkan duruma verdiğimiz tepki, geçmişimizde yaşadığımız olayların yarattığı tecrübelerden ve bilgilerden oluşmuştur. Her yeni öğrenme, anlayış ve deneyim ile anılarımızı tekrar gözden geçirir ve yeniden düzenleriz. Anılarımız, bizim kurduğumuz yapılar, anlamlar ve yorumlardır. Kötü anıları tekrar tekrar düşünüp yaşamak, bu anıların olumsuz etkisini güçlendirirken zihinsel ve duygusal açıdan bizi güçsüzleştirir, sürekli olarak mutsuzluk üretir. Bu nedenle yaşanmış kötü anılar hem bedensel rahatsızlıklara, hem de depresyon, panik atak, sosyal fobi, yeme bozukluğu, anksiyete gibi pek çok psikolojik bozukluğa neden olabilir.
 

Etkisinden kurtulamadığımız olumsuz anıları geçmişte bırakmak, umut ve güç veren yeni bir perspektife dönüştürmek bizim elimizdedir. Anıları bir öğrenme ve kaynak edinme olarak yeniden kodlarsak geleceğe olumlu bir bakış açısı geliştirmemiz mümkün olabilir. Kötü anıları yeniden düzenlemek için geçmişte olayın yaşandığı anda, bizim nasıl bir fiziksel, ruhsal ve zihinsel durumda olduğumuzu analiz etmemiz gerekir. O günkü şartlar altında karşılaştığımız olayla baş edebilme yeterliliğimiz olmaması, bugün de aynı çaresizlik içinde olduğumuz anlamına gelmez. Olayla ilgili bizi üzen ve sıkıntıya sokan nedenleri anlamalı, bu nedenleri ortadan kaldıracak adımları atmalı, gerekirse korkularımızla da yüzleşmeliyiz. Kötü anıları bugünkü bilinç ve anlayış düzeyimizle, yeniden şekillendirerek bugüne olumsuz etki etmesi engellenebilir. Olayla ilgili bakış açımızı değiştirdiğimizde duygularımız, düşüncelerimiz ve algılarımız da değişir. 
 

Kötü anı sorunu olan bir bakış açısına sahip olmak günlük hayatımızın şekillenmesinde önemli rol oynadığı için, kişi zamanının büyük çoğunluğunu bu olayların kendisinde yarattığı sorunları çözmek için harcar. Bunun sonucu olarak hayatımızda farklı eylemler ve deneyimler yaşamak istersek zihinsel, fiziksel ve zaman olarak sorunlar yaşayabiliriz.

Kötü anı sorunundan kurtulmak için kendimizi iyi tanımalı, sınırlarımızı test etmiş ve ölçmüş olmalıyız. Kendimizi keşfetmenin en güzel ve en önemli yollarından birisi de Meditasyon yapmaktır.

 

Bir insanın kendi kendine verebileceği en güzel hediye MEDİTASYON dur.

 

11 Ekim 2017
 

Yusuf FIRAT