Yusuf FIRAT ‘la Meditasyon – Kendini Tanı


Aşılması Gereken Zihinsel Engellerimiz-43


Aşırı sahiplenme duygunuzdan kurtulun:

 

Sahiplenme, kişilerin sahip olmak istedikleri maddesel veya maddesel olmayan hedefi ya da hedefin bir parçasını kendilerininmiş gibi hissetmeleri durumudur. Psikolojik sahipliğin temeli, sahiplenme hissine ve bir nesneye veya bir fikre psikolojik olarak bağlı olmaya dayanmasıdır. Sahiplenmek, kıskançlıkla yakından ilgilidir. Kişinin duyduğu korku, güvensizlik ve öz güven eksikliyle ilgilidir. Sahiplenmenin temelinde yatan güdü, kontrolü elinde bulundurmaktır. Sahiplik ve beraberinde gelen haklar, kişilerin çevrelerini keşfetmelerine ve onu değiştirmelerine imkan vererek etkili olma ihtiyaçlarını tatmin eder. Sahiplenici kişilerde yalnızlık, özgüven, kaybetme korkusu, eziklik, acizlik gibi birçok duygu ile birlikte bulunur. Bu özellikler kişilerin davranışlarında açıkça gözlemlenebilir.

 

Aşırı sahiplenen kişilerin özellikleri:
 

- Sahiplenmeyi sevginin bir göstergesi olarak düşünürler.
 

- Kendilerine emanet edilmiş, çaresiz, korumaya muhtaç biri gibiymiş gibi gösterirler.
 

- Sahibi olduğun bir şeyin üzerinde söz sahibi olduğundan, birini sahiplendiğinde onun hayatı üzerinde de söz sahibi

olduklarını sanırlar
 

- Sahiplenmekten dolayı kendilerinin güçlü olduklarını sanırlar
 

- Sahiplenme nedenleri olarak namus, onur, sevgi, iyilik ve yardımseverlik gibi duyguları kullanırlar
 

- Sahibi olduğuna inandıkları bir şeyi başkalarına vermek gibi bir düşünceleri yoktur. Ayrılmak, boşanmak veya başka birileriyle birlikte olmak isteyenlere karşı şiddet uygulamaktan çekinmezler
 

- Sahiplenmek korkunun, kendine güvensizliğin bir işaretidir. Kendi kişilikleriyle bir başarı elde edemeyen insanların eylemidir.
 

- Başka kişilerinin hayatına hükmetmenin kılıfı olarak sahiplenmeyi kullanırlar
 

- Kişisel egolarını tatmin için sevmek, hayatının anlamı olmak ya da karşısındaki kişinin iyiliği için vb. argümanları kullanmaya çalışırlar

 

Aşırı sahiplenme hissi, sevdiği kişiyi sürekli kontrol altında tutma, izleme, şüphe gibi davranışlara yol açar. Kontrol edilmediğinde duygunun yoğunluğu ile orantılı olarak baskı ve karşıdaki kişinin davranışlarını kısıtlamadan öfke ve şiddet boyutuna kadar tepkiler görülebilir. Korku, kaygı, güvende olamama gibi başka duygularla birlikte normal bir ilişki yaşanmasına engel olur. Aşırı sahiplenmekte kıskançlık, bencillik ve güvensizlik vardır. Bu negatif duygular her iki taraf içinde olumsuz düşüncelerin oluşmasına neden olur. Kişiler arasındaki ilişkide güven ve sevgi duygularında tutarsızlık ve dalgalanmalar görülür. Fazladan sahiplenme ve diğerini kontrol altında tutma gibi davranışlar ilişkilere zarar verir. Beklentilere uymayan durumlar karşısında ya da bir tehdit algıladığında öfke ve hiddete kapılma ya da acı çekme, üzüntüye kapılma gibi olumsuz sonuçlara yol açabilen tehlikeli bir duygudur. Patolojik boyuttaki aşırı sahiplenme duygusal krizler yol açabilir. Kişinin öfke kontrolünü kaybetmesi, sözlü veya fiziksel şiddet boyutunda patlayıcı tepkilere sevdiği kişiye ya da rakip olarak gördüğü kişiye zarar verici davranışlarda sebep olabilir

 

Öncelikle, aşırı sahiplenme bizden kaynaklanıyorsa yani, özgüven eksikliği ya da yetersizlikten kaynaklanıyorsa kendi kendimize özgüvenimizi yükseltici telkinlerde bulunmalıyız. Kendimiz ve başkası arasında kıyaslama yapmamalıyız. Kendimizdeki olumlu yönleri keşfetmeli, olumsuz yönlerimizi düzeltmenin yollarını araştırmalıyız. Kendimizi ve duygularımızı olduğu gibi kabul etmeliyiz. Kimseyi kontrol edemeyeceğimizi kabul etmek, karşılıklı güven, saygı, sevgi ve açık bir şekilde iletişim kurmaya çalışmalıyız. Sahiplenme duygusuyla korumak ile karşımızdaki insanları aşırı derecede baskı altına alma konusunda çok dikkatli olmalıyız. Duygularımız farkında olmalı ve karşımızdaki insanı bunaltmamalıyız. Bizi aşırı noktalara yönlendiren duygularımızın neler olduğunu öğrenmeli ve bu duygularımızı kontrol altına almalıyız.
 

Aşırı sahiplenme sorunu olan bir bakış açısına sahip olmak günlük hayatımızın şekillenmesinde önemli rol oynadığı için, kişi zamanının büyük çoğunluğunu bu olayların kendisinde yarattığı sorunları çözmek için harcar. Bunun sonucu olarak hayatımızda farklı eylemler ve deneyimler yaşamak istersek zihinsel, fiziksel ve zaman olarak sorunlar yaşayabiliriz. 
 

Aşırı sahiplenme sorunundan kurtulmak için kendimizi iyi tanımalı, sınırlarımızı test etmiş ve ölçmüş olmalıyız. Kendimizi keşfetmenin en güzel ve en önemli yollarından birisi de Meditasyon yapmaktır.

 

Bir insanın kendi kendine verebileceği en güzel hediye MEDİTASYON dur.

 

21 Kasım 2017
 

Yusuf FIRAT