KELEBEK ETKİSİ


"Söylediklerinize dikkat edin düşüncelere dönüşür,
Düşüncelerinize dikkat edin duygularınıza dönüşür,
Duygularınıza dikkat edin davranışlarınıza dönüşür,
Davranışlarınıza dikkat edin alışkanlıklarınıza dönüşür,...
Alışkanlıklarınıza dikkat edin değerlerinize dönüşür,
Değerlerinize dikkat edin karakterinize dönüşür,
Karakterinize dikkat edin kaderinize dönüşür".
Gandhi..

"Çin'de bir kelebek, bir çiçeğin üstüne konarken kanat çırptı diye Karayip adalarında fırtına çıkarmış." denir…
Kelebek Etkisi, bir sistemin başlangıç verilerindeki ufak değişikliklerin, büyük ve öngörülemez sonuçlar doğurabilmesine verilen isimdir. Edward N. Lorenz'in hava durumuyla verdiği örnekten gelir:
Amazon Ormanları'nda bir kelebeğin kanat çırpması, Avrupa'da fırtına kopmasına sebep olabilir.

James Gleick'in TÜBİTAK yayınlarından çıkan kitabı "Kaos"ta çağdaş fiziğin kavramlarından "Kelebek etkisi" şöyle tanımlanıyor: "Bugün Pekin'de kanatlarını çırpan bir kelebeğin havada oluşturduğu dalgalar gelecek ay New York'ta fırtına sistemlerine dönüşebilir."
Kelebek Etkisi'ni 1963 yılında Edward N. Lorenz bilgisayarıyla hava durumuyla ilgili hesaplar yaparken buldu. İlk hesaplamasında 0, 506127 sayısını başlangıç verisi olarak kullandı. İkinci hesaplamada ise 0,506 sayısını verdi. İki sayı arasında sadece yaklaşık 1/1000 (binde bir), yani bir kelebeğin kanat çırpmasının yarattığı rüzgârla eşdeğerde fark olmasına rağmen, süreç içinde ikinci hesap birinci hesaba karşın çok farklı neticeler verdi.

"Rastlantı ve Kaos" adlı kitabı ise Edward Lorenz'in "kelebek etkisi" kavramını "Bir kelebeğin kanat çırpmaları bile belli bir süre sonra atmosferin durumunu tümüyle değiştirebilir" diye açıklıyor. Teoriye göre fırtına bir kez patladı mı kaosu engellemek mümkün olmuyor.
Basitçe kaos teorisi ile birlikte evrendeki düzensizliğin de aslında belirli bir düzeninin olduğunu, düzensizliğin yalnızca bizim karmaşıklık kabulümüzle ilintili bir şey olduğunu anlatır…

Zıtlıktan ya da zıtlaştırmadan tamamlayıcılığa geçiş vurgulanır. Artı ve eksi kutupların gerekliliği ve dengelediği gibi kişiler; bir tek gerçeğin bir bütünün parçaları olan şeylerin beraber var oluşlarını kabul edebilmeyi öğrenirler.
Sonsuzluk içinde uçsuz bucaksız evrende küçücük bir insanın bir anlık davranışının hayatındaki her şeyi temelinden sarsmasının mümkün olduğunu hatırlatan bir teoridir. Küçük etkiler büyük sonuçlar doğurabilir.

Bir kelebek Çin’de kanatlarını çırparsa, Kaliforniya’da fırtına koparır anlatımı, Mevlana’nın "Bir sineğin kanadını oynatması, Arş-ı Rahman’ı titretir" gerçeğine de uymaktadır. Hiçbir şey sebepsiz olamaz ve her şey bir şeyin gereğidir. Hiçbir şey başıboş değildir. Evrende tesadüfe yer yoktur. Karşıtlıklar tamamlayıcıdır. İnsan aklının Evrenin düzeninde kaos zannettiği yerde bile bir Düzen vardır.
Berk Yüksel-Milliyet Blog