Yusuf FIRAT ‘la Meditasyon – Kendini Tanı


Aşılması Gereken Zihinsel Engellerimiz-34

 

Melankolik olmaktan kurtulun:

 

Melankoli, günümüzde yaygın olarak kişinin az hareketli ve normalden daha heyecansız bir yaşam tarzını sürdürdüğü depresyondan kaynaklanan bir duygu durum bozukluğu anlamında kullanılmaktadır. Derin düşünceler içinde, bir sfenks gibi sessiz, dalgın, hüzünlü, acı çeken, yalnız, eylemsiz ve mutsuz bir ruh halidir. Melankolik kişi toplumsal koşullardan memnun değildir. Yaşamı boş ve anlamsız bulur, can sıkıcı ve hüzün verici olduğunu düşünür. Her yaşta görülebilen bir rahatsızlık olarak bilinse de, ileri yaştaki kişileri daha fazla etkilemektedir. Kadınları daha çok etkileyen bu sorun yaşam boyunca birkaç kez yaşanabilir.
 

Bu rahatsızlığın genel sebebi kalıtsal etkenlerdir. Daha çok kısa boylu, yuvarlak yüzlü, kilolu kişilerde daha fazla görülür. Bu rahatsızlık nedensiz yere ortaya çıkabileceği gibi, farklı gerginlik ve çatışmaların etkisiyle de ortaya çıkabilir. Bir yakının kaybedilmesi, para kaybı, eşin sadakatsizliği, aile ve iş hayatında olan sorunlar melankolinin çıkmasına neden olabilir.
 

Bu kişilerde olan sıkıntı, keder gibi durumlar dışarıdan belli olur. Yüzlerinde ifadesiz, durgun bir durum söz konusudur. Kişiler zayıf, süzgün, cansız, isteksiz, yaşamdan bıkkın olduğunu açık şekilde gösterirler. Kendilerini aciz, günahkâr olarak hissederler. Çevrelerinde olan kötü olaylarda kendilerini suçlar, yok olmaları halinde her şeyin düzene gireceğini düşünürler. Buna olan inançlarında dolayı intihar etme eğilimleri yüksektir. Kararsızlık çekmeleri, kendilerini aşağı görmeleri, korku duymaları, ümitsizliğe kapılmaları onları yavaş şekilde eritir. Uykusuzluk ve iştahsızlık çekerler. İnsanlarla ilişki kurmada, diğer insanlar gibi olmada sıkıntı yaşadıkları ve topluma karışmanın getirdiği zorluklar nedeniyle insanlardan gittikçe uzaklaşırlar. İçlerine kapanırlar. Mutluluğu sürekli geçmişte arama ve geçmişe takılı kalma gibi sorunlar yaşarlar. Sürekli geçmişe takılı kalma zaman içinde bir kısır döngü yaratmalarına ve o kısır döngüde sıkışmalarına neden olur. İlişkide bulundukları insanlar tarafından düşük enerjili ve her şeyden memnun olmayan birisi olarak görülürler. Başkalarını suçlama eğilimleri vardır. Olan olayların kendi inisiyatifleri dışında geliştiğini ve kendilerinin bu olayların kurbanı olduklarına inançları vardır. Kendilerini yetersiz, güçsüz, aşağı ve değersiz görme duygusundan kaynaklı olarak dış dünyadan soyutlamaya çalışırlar. İçinde bulundukları çevredeki insanların konuşmalarından olumlu ya da olumsuz konuşmalarından etkilenmezler. Duygularını kaybetmiş ve kaybettiği duygularının boşluğunu doldurmayacak hissine sahiptirler. Melankolik kişiler sosyal bir ortamda kendiliğinden konuşmaya başlamaz ve kişi rahatsızlıklarını sözlü olarak dile getirmekten kaçınır.

 

Melankoli, depresyon halinin gizlenmiş halidir. Kişi, melankoliye ilişkin olarak önemli ve iyileşmeyi sağlayacak özelliklerin farkında değildir. Kişi içinde bulunduğu durgunluk, isteksizlik ve güçsüzlük hisleri nedeniyle, yaşamında nasıl değişiklik yapması gerektiğini algılama sorunu yaşar. Bu sürecin devam etmesi halinde ağır psikolojik rahatsızlık yaşanması olasıdır.

 

Melankoli sorunu olan bir bakış açısına sahip olmak günlük hayatımızın şekillenmesinde önemli rol oynadığı için, kişi zamanının büyük çoğunluğunu bu olayların kendisinde yarattığı sorunları çözmek için harcar. Bunun sonucu olarak hayatımızda farklı eylemler ve deneyimler yaşamak istersek zihinsel, fiziksel ve zaman olarak sorunlar yaşayabiliriz. 
 

Melankoli sorunundan kurtulmak için kendimizi iyi tanımalı, sınırlarımızı test etmiş ve ölçmüş olmalıyız. Kendimizi keşfetmenin en güzel ve en önemli yollarından birisi de Meditasyon yapmaktır.

 

Bir insanın kendi kendine verebileceği en güzel hediye MEDİTASYON dur.

 

3 Kasım 2017
 

Yusuf FIRAT